VNGRS'da çalışmak nasıl bir şey?

Ön bilgi: Aşağıdaki yazı VNGRS ekibinden yakın zaman içerisinde ayrılarak yurt dışına giden Çağdaş Şenol tarafından yazılmıştır. VNGRS'de çalışmanın nasıl bir deneyim olduğunu en doğru ve içten haliyle, bizden ayrılmış bir arkadaşımızın yazmasının daha doğru olacağını düşündük. Bu nedenle kendisinden bir blog post yazmasını rica ettik. 


VNGRS ile yolum Scala sebebiyle kesişti. Ünversiteden ayrılıp burada çalışacağım zaman beni nelerin beklediğini çok tahmin edemiyordum. Ama 1 yılı aşkın süre çalıştığım bu şirkette bir gün bile akademiyi bıraktığıma pişman olmadım. "Çok güzel insanlar" gibi her şirketin blogun okuyabileceğiniz soyut örnekler vermeyeceğim, bunun yerine 1 yılı aşkın sürede yaşadığım şeyleri anlatacağım.

Öncelikle VNGRS'da gün saat 9'da başlar. Bir çok yazılımcı bunu yadırgasa da, bunun faydasını günün 9'da başlamadığı bir şirkete geri dönünce anlıyorsunuz. Sabah daily toplantılarının 9'da olması sayesinde, herkes işe aynı zamanda geldiği için hemen koordine olup o günkü işinize başlayıp işten 6'da çıkabiliyorsunuz. Çalıştığım süre boyunca hiçbir gün VNGRS da mesaiye kalmadım. Yoğun çalıştığımız günler oldu ama hiçbiri mesaiye kalmayı gerektirmedi. Amerika gibi çalışma saatlerinin çok olduğu bir ülkeye çalıştığınızı düşünürseniz, bence bu büyük bir başarı. Bazı release zamanlarında fazla mesainin opsiyonel bir şekilde, fazla mesai ücretiyle uygulanabildiğini de belirtmek isterim.

9-6 mesaiye kalmadan çalışmanın sırrı tabiki sadece işe 9'da gelmek değil. Bunun ardında, çoğu zaman bazı noktalarını ben de eleştirsem de, Birge sayesinde düzgün şekilde uygulanan Scrum pratikleri de yatıyor. VNGRS'da gördüğüm kadarıyla, iyi olgulanan bir Scrum, biraz da olsa o "süreç" takısından kurtuluyor ve önemsediği şey "developer" haline geliyor. VNGRS'daki süreçlerin temel amacı developerları mutlu ve verimli kılmak. Bunun da en önemli araçlarından birisi düzgün mesai saatleri uygulamak olarak görülüyor.

Developerın dertleri tabii ki düzgün mesai saatleriyle bitmiyor. İnsan yeni konuları ve teknolojileri merak ediyor ve bunları öğrenip kullanmak istiyor. VNGRS yine bu konuda parlak şirketlerden biri. Birkaç örnek vermem gerekirse:

  • Herhangi bir kitabı Barış'a (CTO) söylediğinizde hemen alır. Eğer satın alma linkini de gönderirseniz gerçekten hemen alır. Hiçbir kitapta 1 defa bile düşündüğünü görmedim kendisinin.
  • Zaman zaman konferanslara sponsor olunur. kod.io ve Scala Exchange (Londra) bunlardan ikisiydi. Sponsor olmakla kalmaz Junior Developerlarını bile bunlara götürür. Vizesiyle passportuyla ilgilenir.
  • Cuma günleri tech talklar yapılır. Tech talkların yapılması için bir yazılım bile yapılmıştır. Tech talk yapanlar sevilir ve sayılır.
  • Kısacası 10 TL eğitim bütçen var demek gibi hiç bir zaman birikmeyen o bütçeler yerine proaktif davranılır ve developerın eğitimi için elinden gelen her şey yapılır.

VNGRS genellikle yurtdışı müşterilerine çalıştığı için, projesine göre değişse de İngilizce konuşmak önemlidir. Her gün yapılan Daily Scrum toplantıları ve tartışmaları sebebiyle İngilizceniz'in VNGRS'da ilerleme göstereceği aşikardır. Ama ingilizcenizin o kadar da iyi olmaması sıkıntı da değildir, çünkü şirket son zamanlarda ingilizce eğitimi de sağlamaktaymış duyduğum kadarıyla.

VNGRS'da çalışmak ek olarak eğlencelidir de. Eşek Şakası (yeni adıyla trollemek) yapmak VNGRS da kabul gören bir olgudur. Bu ayıca şakaları CTO'ya bile yapsanız gülünür geçilir. Ekranınızı kilitlemeden kalkmak, başınıza bir eşek şakasının geleceğinin kesin bir işaretçisidir. Bunlardan birkaçını burada aktarmasam için rahat etmeyecek.

  1. CTO'nun .bashrc ne "exit" yazıp. "Ya bu ben niye yeni terminal açamıyorum" diye kafayı yemesini sağlamak
  2. Developerlardan birinin git configini değiştirip bir süre "yaqisiqlicocuk61" diye commit yaptırmak
  3. Garip "alias"lar koyup "Olm ls komutu bozulmuş lan" dedirtmek

gibi çeşit çeşit geek şakaları yapmak bunlardan bazıları. Zaten [Müge Trollemece](/mugenin-ilk-is-gunu/ ilk gün şakasını blog da görmüşsünüzdür.

En son olarak VNGRS da her kesimden insanla severek çalışmak mümkündür. Gezcisi, sendikacısı, hacısı, Atatürkçüsü, İsmetçisi, Kerrigancısı hepsi VNGRS'da beraber takılabilir. Gruplaşıp öğle yemeğine çıkma benim VNGRS da görmediğim bir şeydi. Öğle yemeğinde insanları bir araya getiren şey, görüşten ziyade yiyebildikleri porsiyon miktarıydı.

Tüm bu pozitif etkiler sebebiyle, insan ilişkileri kuvvetlidir burada. İşten ayrılan birine, ya da bu dünyayı bırakıp giden bir iş arkadaşınıza gerçekten çok üzülürsünüz. VNGRS, ayrılan kişinin yerini sadece niceliksel ve ya niteliksel anlamda değil duygusal anlamda da doldurmaya çalışır. Mail hesabınızı kapamaz sizden bir haber bekler. Belki döner diye. (Örnekleri mevcuttur...)

VNGRS'ın tek sorunu benim için Türkiye'de olmasıydı. Ama biliyorum ki kalanlar için bu sorundan ziyade şanstır.

VNGRS trollüğünü tecrübe edebilmeniz dileğiyle.